Paola Silva Coronel’in yazısından uyarlanmıştır.
Bu blog yazısında, sosyal medyanın iç mekân dekorasyon sektörünü nasıl dönüştürdüğünü ele alıyor; 3M DI-NOC Mimari Filmlerin bu değişime nasıl katkı sunduğunu ve hem iç mimarlar hem de son kullanıcılar tarafından neden bu kadar hızlı benimsendiğini inceliyoruz.
——
Son on yıla kadar iç mekân tasarımında “gerçek malzeme” kuralı değişmezdi. Maliyet ne olursa olsun, bekleme süresi ne kadar uzarsa uzasın; yüzeyler mutlaka orijinal olmalıydı. Afrika’dan gelen ahşaplar, İtalya’dan mermerler, Fransa’dan özel dokuma kumaşlar… Mekânlar, sahibinin prestijini ve gücünü gösteren bir vitrin gibiydi.
Sonra zaman değişti. Sosyal medya, dergilerden çok daha güçlü bir referans kaynağına dönüştü. TripAdvisor hepimizi birer seyahat danışmanına, Facebook birer yorumcuya, Instagram ise birer fotoğrafçıya çevirdi. Özellikle Instagram—sürekli kare fotoğraflarla hayatı paylaşma kültürü—görselliğin etkisini bambaşka bir seviyeye taşıdı.
Bugün 1 milyarı aşkın kullanıcısıyla Instagram, iletişimin kurallarını yeniden yazdı. Artık bir tabak makarnanın, bir kombinin veya bir manzaranın bile “fotoğraf karesi” olma potansiyeli tasarım kararlarını etkiliyor. İçeriğin gerçekten ne olduğu çoğu zaman ikinci planda. Önemli olan görünüşün güçlü olması. Mermerin gerçekten Carrara’dan gelmesi gerekmiyor; öyle görünmesi yeterli. Bir yemek alanındaki ahşap duvar kaplaması, misafirleri sıcak karşılayan bir atmosfer yaratıyorsa, bunun gerçek ağaçtan mı yoksa ileri teknolojiyle üretilmiş bir yüzeyden mi yapıldığı çoğu zaman fark etmiyor.
Bu dönüşüm ortamında, 3M DI-NOC gibi çözümlerin iç mimarlar ve son kullanıcılar tarafından neden bu kadar benimsenmiş olduğunu görmek hiç şaşırtıcı değil. 3M DI-NOC, gelişmiş yapışkan teknolojisiyle üretilen en sofistike mimari folyolardan biri. Kendine özgü üretim süreci sayesinde iç mekânları yenilemek için bugün en ileri çözümlerden biri olarak kabul ediliyor. Hem duvarlara hem mobilyalara uygulanabiliyor; ısıtıldığında ise üç boyutlu yüzeylere bile mükemmel şekilde adapte oluyor. Ürün ilk olarak 1940’larda ABD’de, Ford araçlarının yan panellerini dekore etmek amacıyla geliştirilmiş; 1950’lerden sonra ise üretim Japonya’ya taşınmış ve otomotivden mimariye doğru evrilen bir kullanım alanı kazanmış.
Piyasada sıkça karşılaşılan, orijinal 3M filmlerini taklit etmeye çalışan ürünlerden tamamen farklı bir seviyede duruyor. DI-NOC, iç mekân dekorasyonuna özel geliştirilmiş 1000’den fazla yüzey seçeneği sunuyor: düz renklerden metallere, ahşap dokulardan kumaş efektlerine, deriden beton ve taş yüzeylere kadar geniş bir koleksiyon. Uygulandıktan sonra yüzey dokusunun verdiği gerçeklik hissi sayesinde, çoğu zaman gerçeğinden daha etkileyici bir görünüm yaratıyor.
Bir iç mimar olarak, DI-NOC’un 2003 yılında Avrupa pazarına yeniden giriş yaptığı dönemde yeni bir ticari binada bu ürünü uygulayan ilk mimarlardan biri olma şansına sahiptim. O zaman bile yüzlerce desen mevcuttu. Dönemin trendi olan kiraz ağacı desenini seçip bir ofis binasının girişini kaplamıştım. Ortaya çıkan sonuç o kadar etkileyiciydi ki, o günden beri bir mekânı “iyi”den alıp “Instagram’da paylaşılır” seviyesine taşıyan o çarpıcı etkiyi yaratmak istediğim her projede 3M DI-NOC’u tercih etmeye devam ettim.
Yazar – Paola Silva Coronel
Kısaca kendimi tanıtayım. Ben Paola Coronel; mimar, gazeteci ve Milano’daki Politecnico Üniversitesi’nde iç mekân tasarımı alanında akademisyenim. Aynı zamanda Spandex ve 3M için danışmanlık yapıyorum. 2000 yılından bu yana iç mimarlık pratiğimi, tabela ve grafik sektöründen gelen malzeme ve çözümlerle birleştirerek iç mekân dekorasyonuna yenilikçi bir yaklaşım kazandırmaya odaklanıyorum.

